5.12.13

Soracağım tek bir soru var. Gogol? Mrs. Dolloway? Cevap verebilir misiniz? Peki ya siz, Bay Marquez? Hiç sanmıyorum. Belki de her şeyi yeniden okumak gerek.
Gidip geliyorum. Gidip, gelemiyorum.
Bu yolların hepsini daha önce yürümedik mi?
Bana öyle geliyor sanırım.
Aklımda bir şeyler var. Bir adım atıyorum, hepsi siliniyor. Sonraki adımda yenileri..
Ve açıkçası, biz sevmeyi bilemedik. Evet çok sevdik de. Bilemiyorum işte. Bi' şeyler bi'şeyler.
Pandora'nın kutusundan çıkan en son kötülük, umut mu sahiden? Hani kimsenin görmediği? Nefisten bahsedeceğim çünkü ben. Belki, hani bir ihtimal, nefsimizdi kutudan en son çıkan. Yani diyorum ki, umuttan da sonra çıkmıştır, farkında değilizdir.
Aradığım şeyi bulamıyorum okuduğum satırlarda. Tam buldum sanıyorum, ardından okuduğum daha bir aradığımmış gibi geliyor. Bu böyle sürüp giderken, gerçekten aradığımı bulmam ya da bundan emin olmam da mümkün olmuyor tabii.
Çitilemek istiyorum kalbimi. Arada biriken kirler ancak böyle temizlenir. Beynimi temizledim halbuki; yetmiyor.
Kambur durma evlâdım. Dik otur bakayım.
Hadi git bir elini yüzünü yıka. Ben de bir sigara içeyim balkonda. Bıraktım gerçi. Ara ara canım istiyor. Mâlum, hepsi kafada bitiyor.
Hadi.

Ece'13

1 yorum: